YARGITAY, POLİSLERE 'SENİ SÜRDÜRECEĞİM' DEMENİN YOLUNU AÇTI
ADMiN

Suçluların polislere sarf ettiği 'seni sürdürürüm' tehdidi bu kez mahkemeye taşındı. Yüksek mahkeme, sürdürmekle tehdit eden sanığın, polis memurunun yerini değiştirme gücü ve yetkisinde bulunmadığına dikkat çekti. Yargıtay kararında, polis memuruna Benim yüksek yerlerde tanıdığım var, seni sürdüreceğim demenin hakaret suçu oluşturduğu ama tehdit yoluyla görevi yaptırmama suçunu oluşturmadığına karar verilmiştir.



Polislere direnen genç, 'Benim yüksek yerlerde tanıdığım var, seni sürdüreceğim' tehdidini savurdu. Görevli polis memuru gencin bu sözünü mahkemeye taşıdı. Asliye Ceza Mahkemesi, polis memuruna hakaretetmekle suçlanan sanığı hem 'hakaretten' hem de 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan mahkumiyetine hükmetti. Kararı sanık avukatı temyiz etti.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, sanığa 'hakaret' suçundan verilen cezayı yerinde bulurken, sanığa 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan verdiği mahkumiyet kararını ise yasalara aykırı buldu.

Yargıtay kararında şöyle denildi:

"Sanığın polis merkezine getirildikten sonra mağdura karşı 'benim yüksek yerlerde tanıdığım var, seni sürdüreceğim' demek suretiyle tehdit yoluyla direndiği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. Mağdurun beyanı ve olay tutanağı incelendiğinde, sanığın görevli polis memurunu görevinden sürdüreceğine yönelik olarak bu sözleri söylemiş olduğu, sanığın polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi yasaya aykırıdır. Kararın bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."

T.C.
YARGITAY
ONSEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas : 2019/7839
Karar : 2020/4334
Tarih : 12.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;

Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin, infaz evresinde resen gözetilebileceği,

Anlaşıldığından, sanık ... ve Üst Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a- Sanığın polis merkezine getirildikten sonra mağdura karşı "benim yüksek yerlerde tanıdığım var, seni sürdüreceğim" demek suretiyle tehdityoluyla direndiği gerekçesiyle mahkümiyet kararı verilmiş ise de, mağdurun beyanı ve olay tutanağı incelendiğinde, sanığın görevli polis memurunu görevinden sürdüreceğine yönelik olarak bu sözleri söylemiş olduğu, sanığın polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi,

b- Kabule göre de;

TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine

12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 03 Mayıs 2020, 17:25 
Sayfalar:  
1